Büyükçekmece Escort Poyraz: Özel Plajda Kumun Üstünde Dört Ayak Titriyor
Güneş, İstanbul’un batı yakasında, Büyükçekmece’nin sakin sularına doğru batarken, Poyraz’ın kalbi heyecanla çarpıyordu. O, Büyükçekmece escort dünyasının en gizemli ve arzulanan isimlerinden biriydi. Uzun siyah saçları rüzgarda dalgalanır, bronz teni plajın kumlarını andırırdı. Müşterileri onu sadece bir escort olarak görmezdi; o, hayalleri gerçeğe dönüştüren bir fırtınaydı. Bu akşamki randevusu, zengin bir iş adamı olan Emre’ydi. Emre, sıradan otel odalarından sıkılmış, özel bir deneyim istemişti. Poyraz da tam da bunu sunacaktı: Büyükçekmece’nin gizli koylarından birinde, kimsenin bilmediği özel bir plajda.
Emre, lüks siyah SUV’siyle Poyraz’ı aldı. Kadın, dar siyah bir elbise giymiş, topuklu ayakkabılarıyla araca binerken kalçalarını hafifçe sallıyordu. “Hazır mısın?” diye sordu Emre, gözleri kadının dekoltesinde kaybolurken. Poyraz gülümsedi, elini adamın dizine koydu. “Her zaman hazırım, tatlım. Bu geceyi unutamayacaksın.” Yol boyunca sohbet ettiler; Emre iş stresinden bahsetti, Poyraz ise onu rahatlatacak sözlerle yanıt verdi. Ama asıl heyecan, plaja vardıklarında başladı.
Özel plaj, Büyükçekmece Gölü’nün kenarındaki bir koydu. Burası, sadece VIP’lere ayrılmış bir cennetti: Beyaz kumlar, dalgaların hafifçe köpürdüğü sular ve etrafı saran palmiye ağaçları. Gece çökmeye başlamıştı, ay ışığı kumları gümüşe boyuyordu. Emre, bir termosla şampanya getirmişti. İkisi kumların üstüne yayılmış örtüye oturdular. Poyraz, elbisesinin askılarını indirerek omuzlarını açığa çıkardı. “Burası mükemmel,” dedi yumuşak bir sesle, Emre’nin boynuna eğilip öpücük kondururken. Adamın elleri hemen kadının beline sarıldı, onu kendine çekti.
Şampanya kadehleri boşaldıkça, dokunuşlar daha cesur hale geldi. Poyraz, Emre’nin gömleğini yavaşça çıkardı, parmaklarını adamın kaslı göğsünde gezdirdi. Emre de karşılık verdi; elbiseyi sıyırarak kadının iç çamaşırlarını ortaya çıkardı. Siyah dantelli sütyen ve külot, ay ışığında parlıyordu. “Sen bir tanrıça gibisin,” diye mırıldandı Emre, dudaklarını Poyraz’ın boynuna bastırırken. Kadın inledi hafifçe, vücudu adamın sıcaklığına yapıştı. Rüzgar, tenlerini okşuyor, dalgaların sesi kalp atışlarını bastırıyordu.
Poyraz, Emre’yi sırt üstü yatırdı kumlara. Üstüne çıktı, kalçalarını yavaşça sallayarak sürtündü. Adamın sertliği, kadının iç çamaşırından hissediliyordu. “Daha fazla bekleyemem,” dedi Emre, ellerini Poyraz’ın kalçalarına koyarak. Kadın güldü, fısıltıyla, “O zaman bırak ben seni yönlendireyim.” Elbisesini tamamen çıkardı, çıplak teni kumlara değdiğinde hafif bir ürperti hissetti. Emre’nin pantolonunu indirdi, sertleşmiş manhood’unu avuçladı. Yavaşça okşadı, dilini ucunda gezdirerek tadına baktı. Emre’nin inlemeleri plajı doldurdu, elleri kadının saçlarında dolaştı.
Ama asıl ateş, pozisyon değiştirdiklerinde alevlendi. Poyraz, dört ayak üstüne geçti kumların üstünde. Kalçalarını havaya kaldırdı, sırtını kamburlaştırarak davetkar bir pozisyon aldı. “Gel, arkamdan al beni,” dedi tahrik edici bir sesle, başını arkaya çevirip Emre’ye baktı. Adam diz çöktü, ellerini kadının kalçalarına koydu. Parmakları, yumuşak teni sıkarken, yavaşça iç çamaşırını sıyırdı. Poyraz’ın ıslaklığı, ay ışığında parlıyordu. Emre, kendini kadına yasladı, yavaşça girdi. İlk girişte ikisi de inledi; kumlar, hareketlerle hafifçe dağılıyordu.
Hızlandıkça, Poyraz’ın vücudu titremeye başladı. Dört ayak pozisyonu, her darbeyi daha derin hissettiriyordu. Emre’nin elleri kadının göğüslerini kavramış, meme uçlarını sıkıyordu. “Daha sert,” diye yalvardı Poyraz, kalçalarını geriye iterek. Adam hızlandı, kalçaları kadının tenine çarpıyordu. Kumlar, terli vücutlara yapışıyor, rüzgar inlemeleri taşıyordu. Poyraz’ın bacakları titriyor, kasları geriliyordu. Doruğa yaklaştığını hissediyordu; içindeki ateş, dalgalar gibi yükseliyordu. Emre de kontrolünü kaybediyordu, nefes nefese, “Geliyorum,” diye fısıldadı.
Titreme, Poyraz’ı sardı. Vücudu sarsıldı, dört ayak üstünde kumlara gömülürken orgazm dalgası onu yuttu. Çığlığı, plajın sessizliğini bozdu; göğsü inip kalkıyor, kalçaları hala sallanıyordu. Emre de son darbelerle boşaldı, sıcaklığı kadının içine dolarken ikisi de yere yığıldı. Kumların üstünde yatarken, birbirlerine sarıldılar. Ay ışığı, terli tenlerini aydınlatıyordu.
Poyraz, başını Emre’nin göğsüne yasladı. “Bu, Büyükçekmece escort hayatımın en unutulmaz gecelerinden biriydi,” dedi gülümseyerek. Adam onu öptü, “Seninle her geceyi tekrar etmek isterim.” Plajın huzuru, bedenlerini sararken, ikisi de biliyordu ki bu sadece bir başlangıçtı. Rüzgar, kumları savuruyor, sırlarını denize taşıyordu.
Ama hikaye burada bitmedi. Ertesi sabah, güneş doğarken, Poyraz yeniden ayağa kalktı. Emre hala uyurken, denize doğru yürüdü. Su, çıplak tenini yaladı,昨夜の記憶leri tazeliyordu. Büyükçekmece escort olarak, her randevu bir macera idi; ama bu plaj, kalbine dokunmuştu. Emre uyandığında, onu suda gördü ve hemen katıldı. Eller yeniden dolaştı, öpücükler suyun içinde çoğaldı. Bu sefer, ayakta, dalgalara karşı seviştiler. Poyraz’ın bacakları Emre’nin beline sarıldı, su sıçratarak ritim tuttular. Titreme yeniden başladı, ama bu sefer suyun serinliğinde.
Gece ve sabahın karışımı, onları bağımlı kılmıştı. Emre, “Seni bırakmayacağım,” dedi ayrılırken. Poyraz güldü, “Ben Büyükçekmece escort‘um, tatlım. Ama belki bir dahaki sefere yine buraya geliriz.” Araba uzaklaşırken, plajın kumları hala titreyen izleri taşıyordu. Poyraz, yeni bir güne hazırdı; arzunun fırtınası, onu bekliyordu.
(Kelime sayısı: 728)