X

Büyükçekmece escort İrem güneş batarken kayıkta kürek yerine kalçaları hareket ediyor

Büyükçekmece Escort İrem: Güneş Batarken Kayıkta Kürek Yerine Kalçaları Hareket Ediyor

Güneş, Büyükçekmece’nin sakin sularına doğru alçalıyordu. Turuncu ve pembe tonlar gökyüzünü boyarken, dalgalar hafifçe kayığın kenarlarını yalıyordu. Ben, şehrin karmaşasından kaçmak için bu huzurlu koyu seçmiştim. Ama huzurum, o kadınla tanıştığım an bozuldu – ya da belki de mükemmelleşti. Büyükçekmece escort İrem, adını duyar duymaz içimde bir ateş yakmıştı. İnternet sitelerinde gördüğüm fotoğrafları, o kıvrımlı vücudu, davetkar bakışları… Gerçek hayatta ise, hayal ettiğimden daha büyüleyiciydi.

İrem’i limanda beklerken, siyah dar bir elbise giymiş halde yaklaştı. Uzun siyah saçları rüzgarda dalgalanıyordu, kalçaları her adımda hafifçe sallanıyordu. “Hazır mısın, sevgilim?” diye fısıldadı kulağıma, sesi bal kadar tatlı ve baştan çıkarıcı. Elimi tuttu ve kayığa doğru yürüdük. Küçük, ahşap kayık, sadece ikimize göre tasarlanmış gibiydi. İçine yerleştiğimizde, orem’in parfümünün kokusu havayı doldurdu – vanilya ve yasemin karışımı, ensemde gezinen bir dokunuş gibi.

Kürekleri elime aldım, ama İrem gülümsedi. “Bırak ben hallederim,” dedi ve kürekleri kenara koydu. Güneşin son ışıkları, tenini altın rengine boyuyordu. Kayık yavaşça açılırken, o dizlerini kendine çekti ve arkama yaslandı. Elleri omuzlarıma değdi, parmakları nazikçe masaj yapmaya başladı. “Burası mükemmel bir yer, değil mi? Kimse bizi rahatsız edemez.” Sözleri, içimdeki arzuyu uyandırıyordu. Büyükçekmece escort olarak, İrem’in ünü boşa değildi; o, sadece bir kadın değil, bir fırtınaydı.

Kayık koyun ortasına doğru süzülürken, İrem elbiseyi omuzlarından sıyırdı. Göğüsleri, hafifçe sallanarak ortaya çıktı – dolgun, davetkar, uçları sertleşmiş. “Sıcak burası,” diye mırıldandı, ama gözleri başka bir şey söylüyordu. Bana doğru eğildi, dudakları boynuma değdi. Islak, sıcak bir öpücük… Kalbim hızlandı. Kürekleri bırakmıştım zaten; artık hareketi o sağlayacaktı. İrem ayağa kalktı, kayığın dengesini bozmadan kalçalarını sallamaya başladı. Sanki kürek çekiyormuş gibi, ama ritmi bambaşkaydı – yavaş, dairesel hareketler, her birinde kalçaları yuvarlanıyor, eteği yukarı sıyrılıyordu.

Gözlerimi ondan alamıyordum. İrem’in kalçaları, ay ışığının ilk yansımalarıyla parlıyordu artık. Güneş batmıştı, ama hava hâlâ ılıktı. O, kayığın kenarına yaslandı ve arkasını döndü bana. “Gel, yardım et,” dedi fısıltıyla. Ellerim kalçalarına uzandı – yumuşak, sıkı, mükemmel kıvrımlı. Parmaklarım etine gömüldü, o da inledi hafifçe. Kalçalarını hareket ettirerek, sanki kayığı kürekle değil, vücuduyla itiyordu. Her sallanışta, iç çamaşırı görünüyor, ıslaklık belli oluyordu. Büyükçekmece escort İrem, bu oyunu ustalıkla oynuyordu; beni delirtiyordu.

Kayık hafifçe sallandıkça, İrem bana döndü ve kucağıma oturdu. Bacakları belimi sardı, göğüsleri göğsüme yaslandı. Dudaklarımız buluştu – derin, aç bir öpücük. Dili ağzımda dans ederken, elleri pantolonumun fermuarına gitti. “İstiyorsun beni, değil mi?” diye sordu, sesi titreyerek. Evet, deli gibi istiyordum. Fermuarı indirdi, elini içeri soktu ve sertliğimi kavradı. Yavaşça okşadı, başparmağıyla ucunu daireler çizdi. İnledim, ellerim sırtını aşağı kaydırdı, kalçalarını sıktı.

İrem ayağa kalktı yine, bu sefer tamamen çıplak. Elbisesi kayığın dibine düşmüştü. Güneşin son izleri, vücudunu bir heykel gibi aydınlatıyordu. Kalçalarını tekrar hareket ettirmeye başladı – kürek yerine, ritmik, hipnotik bir dans. Kayık ileri geri sallanıyordu, dalgalarla uyum içinde. O, ellerini saçlarıma doladı ve beni kendine çekti. “Şimdi sen kürek çek,” dedi gülerek, ama anlamı başkaydı. Beni sırt üstü yatırdı kayığa, üstüme çıktı. Kalçaları havada, sonra yavaşça indi – ıslak, sıcak girişi beni sardı.

Ah, o an… İrem’in kalçaları, kürek gibi inip kalkıyordu. Her harekette, derinlere iniyor, sonra yukarı çıkıyor, kalçaları şapırtılı sesler çıkarıyordu. Göğüsleri sallanıyordu yüzümün önünde, onları emdim, ısırdım hafifçe. O inledi, tırnaklarını sırtıma geçirdi. “Daha hızlı,” diye fısıldadı. Hızlandık, kayık sarsılıyordu artık, su sıçrıyordu kenarlara. Büyükçekmece escort İrem’in vücudu, terle parlıyordu; kalçaları, ritmiyle beni uçuruyordu. İçinde sıkılaşıyor, kasılıyordu her darbede.

Gecenin karanlığı çökerken, yıldızlar gökyüzünü kapladı. İrem’in hareketleri hızlandı, kalçaları deli gibi sallanıyordu. “Geliyorum,” diye inledi, ve o an patladı – vücudu titreyerek, ıslaklığı artarak. Ben de dayanamadım; derinlere boşaldım, inleyerek. Kalçaları hâlâ hareket ediyordu, yavaşlayarak, son damlaları emerek.

Sonra, ikimiz de kayığın ortasında yattık, nefes nefese. İrem başını göğsüme yasladı, parmakları göbeğimde gezindi. “Güneş battı, ama gece daha yeni başlıyor,” dedi gülümseyerek. Büyükçekmece escort İrem’le bu gece, unutulmaz olacaktı. Kalçaları, kürekten daha etkiliydi; beni yeni bir dünyaya taşımıştı.

Ama hikaye burada bitmedi. İrem ayağa kalktı, suya doğru baktı. “Hadi yüzelim,” dedi, ve kayığın kenarından atladı. Çıplak vücudu suya daldı, su damlaları teninde parıldıyordu. Ben de peşinden gittim. Soğuk su, ateşimizi söndürmedi; aksine, daha da alevlendirdi. İrem bana sarıldı suda, bacaklarını belime doladı. Kalçaları yine hareket etmeye başladı, suyun içinde yavaşça. Dalgalar bizi sallarken, tekrar birleştik – ıslak, kaygan, tutkulu.

Gece boyunca, koyun sularında dolaştık. İrem’in kalçaları, her seferinde yeni bir ritim buluyordu. Bir keresinde, kayığın üstünde köpek pozisyonunda, kalçalarını bana doğru itti; ellerimle tutup, sertçe girdim. O inledi, suyun şapırtısı sesimizi bastırıyordu. Başka bir sefer, yüz yüze, göğüslerini emerek, kalçalarını yoğurarak. Büyükçekmece escort olarak, İrem sınırsızdı; her pozisyon, her dokunuş, tahrik ediciydi.

Şafak sökerken, limana döndük. Vücudum yorgun ama tatmin olmuştu. İrem’e veda ederken, “Yine görüşelim,” dedim. O gülümsedi: “Her zaman, sevgilim. Kalçalarım seni bekler.” Büyükçekmece’nin bu köşesi, artık sıradan bir yer değildi; İrem’le dolu bir cennetti.

(Kelime sayısı: 852)